Alt yükleniciyle çalışan tesislerin çoğunda hakediş süreci şöyle işler: firma faturayı keser, hizmet alındığı teyit edilir, ödeme yapılır. Bu akışta eksik olan tek şey, o firmanın çalışanlarına gerçekten ödeme yapıp yapmadığının kontrolüdür — ve ödenmezse fatura size döner.
Aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez.
Neden sizi ilgilendiriyor?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi asıl işveren–alt işveren ilişkisini tanımladıktan sonra şunu söyler:
Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Sosyal güvenlik tarafında da benzer bir hüküm var. 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi:
Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.
İki hüküm birlikte okunduğunda tablo netleşir: alt yüklenici ücretleri ödemezse veya primleri yatırmazsa, işçiler ve Kurum doğrudan size başvurabilir. Sözleşmenizde "tüm yükümlülükler yüklenicidedir" yazması bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz; sadece sonradan rücu etme hakkınızı düzenler.
Muvazaa riski ayrıca var
Aynı madde bir de şunu söylüyor: alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilirse, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.
Yani yanlış kurulmuş bir ilişkide risk yalnızca ödenmemiş ücretle sınırlı kalmaz; kıdem, ihbar ve ücret farklarını kapsayacak biçimde büyür. İki modelin ayrımını alt işveren mi geçici iş ilişkisi mi yazımızda ele aldık.
Hakedişi neye bağlamalı?
En etkili tek önlem, ödemeyi belgeye bağlamaktır. Her hakediş döneminde şunlar istenir:
| Belge | Ne gösterir |
|---|---|
| Aylık prim ve hizmet belgesi (SGK) | Çalışanların bildirildiği ve gün sayıları |
| SGK tahakkuk ve ödeme dekontu | Primlerin gerçekten yatırıldığı |
| Ücret bordrosu | Kime ne kadar tahakkuk ettiği |
| Banka ödeme listesi / dekont | Ücretin fiilen ödendiği |
| SGK borcu yoktur yazısı | Genel prim borcu durumu |
| Personel listesi | Sahada çalışanla bildirilenin örtüşmesi |
Kritik olan son satırdır: sahada gördüğünüz kişi ile SGK'ya bildirilen kişi aynı mı? Bu karşılaştırma yapılmazsa diğer belgeler eksiksiz görünse de sahada bildirimsiz çalışan olabilir.
Akışı nasıl kurarsınız?
- Sözleşmeye yazın. Hakediş ödemesinin yukarıdaki belgelerin ibrazına bağlı olduğu, belge eksikse ödemenin askıya alınacağı sözleşme maddesi olmalıdır. Sonradan istenen belge, tartışma konusu olur.
- Dönemi tanımlayın. Hangi ayın belgeleri hangi hakedişe esas — genellikle bir önceki ayın SGK belgeleri o ayın hakedişine bağlanır.
- Kontrolü tek elde toplayın. Belgeleri kim inceleyecek: satın alma mı, İK mı, mali işler mi? Sorumluluk dağıtılırsa kontrol yapılmaz.
- Sahayla karşılaştırın. Giriş kayıtları veya puantaj ile SGK bildirimi periyodik olarak karşılaştırılmalıdır.
- Eksikte ne olacağını yazın. Ödemenin askıya alınması, eksiğin giderilmesi için süre, sürenin aşılması hâlinde sözleşmenin feshi.
- Rücu hükmü koyun. Size yönelen bir talep ödendiğinde yükleniciden geri alma hakkınızı ve teminattan mahsup yetkisini düzenleyin.
- Teminat isteyin. Kesin teminat veya hakedişten kesinti, doğabilecek talepler için güvence sağlar.
Sahada karşılaşılan üç senaryo
"Belgeler geliyor ama sahada başka kişiler çalışıyor." Bildirilen personel ile fiilen çalışan farklıysa, bildirilmeyen kişiler için sorumluluk yine size döner. Çözüm: giriş kartı kayıtları ile SGK listesinin aylık karşılaştırılması.
"Prim tahakkuk ediyor ama ödenmiyor." Aylık prim ve hizmet belgesi bildirimi gösterir, ödeme dekontu ödemeyi. İkisini birden istemek gerekir; yalnızca birincisi yeterli değildir.
"Yüklenici alt yükleniciye devretmiş." Sözleşmede devir yasağı veya izin şartı yoksa zincir uzar ve kontrol imkânsızlaşır. Devir, yazılı izne bağlanmalıdır.
Fesih ve devir anında
Sözleşme sona erdiğinde veya yüklenici değiştiğinde, son dönemin yükümlülükleri henüz tamamlanmamış olabilir. Son hakedişin bir bölümünün, son ayın SGK ödemeleri ve varsa kıdem-ihbar yükümlülükleri netleşene kadar tutulması yaygın bir uygulamadır.
Yüklenici değişikliğinde çalışanların devri söz konusuysa, hangi hakların hangi tarafta kaldığı yazılı olarak netleştirilmelidir.
Kontrol listesi
- Hakediş, belge ibrazına sözleşmeyle bağlandı mı?
- Aylık prim ve hizmet belgesi ve ödeme dekontu birlikte isteniyor mu?
- Ücret bordrosu ile banka ödeme listesi karşılaştırılıyor mu?
- Sahadaki personel ile SGK bildirimi periyodik karşılaştırılıyor mu?
- Belge eksikliğinde uygulanacak akış yazılı mı?
- Rücu ve teminattan mahsup hükmü var mı?
- Alt yükleniciye devir izne bağlı mı?
- Son hakediş için kesinti/tutma uygulaması tanımlı mı?
Kısaca
Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı hem İş Kanunu hem sosyal güvenlik yükümlülükleri bakımından birlikte sorumludur. Bu sorumluluk sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz; yalnızca hakedişi belgeye bağlayarak ve sahayla karşılaştırarak yönetilebilir.
Sözleşme öncesi istenecek belgelerin tam listesini ayrı bir yazıda, maliyetin hangi kalemlerden oluştuğunu bütçe yazısında ele aldık.
İnsan kaynakları hizmetlerimizi inceleyebilir veya bize ulaşabilirsiniz.